x
2014 Nisan 18

ANTI-AGING KREMLERİNİ KİMLER NEDEN KULLANMALI...

ANTI-AGING KREMLERİNİ KİMLER NEDEN KULLANMALI...

Genç cilde C, olgun cilde A vitamini:
Cilt yaşlanmasını durdurmak mümkün değil. Ama ‘antiaging’ kremleriyle bu süreci yavaşlatmak mümkün olabilir. Yaşlanma sürecinde, genç ve olgun ciltler için farklı ürünler kullanmak gerekiyor.

C vitaminli, meyve asitleri içeren ve antioksidan özelliği olan kremleri 30-35 yaş grubu kişiler için önerilirken, daha olgun ciltlerde ise A vitamini, peptit içeren kremlerin kullanılması cildin yaşlanmasını geciktiriyor. 

Yaşlanan cildin 4 özelliğini şöyle sıralıyor: 

- Yaşlanan ciltte incelme oluşuyor 
- Kolajenin azalmasıyla birlikte cilt gerginliğini kaybediyor, kırışıklıklar gözleniyor 
- Pigment hücrelerinin düzensiz çalışması nedeniyle ciltteki renk değişikleri artıyor 
- Ciltteki nemlilik azaldığından kuruluk oluşuyor 

Yaşlanma ise iki nedenle oluşuyor:

- Yaşa bağlı yaşlanma (içsel yaşlanma) 
- Dışsal faktörlerle oluşan yaşlanma

YAŞ İLERLİYOR, DNA YENİLENMESİ YAVAŞLIYOR 

* Yaşa bağlı yaşlanma 
Bu kaçınılmaz bir durum. Tüm insanlarda yaş ilerledikçe hücrelerin çoğalmasında ve DNA’nın yenilenmesinde azalma oluyor. Hücrelerin büyümeleri yavaşladığı için cilt inceliyor. Bu süreç 20’li yaşların sonunda başlıyor. 

* Dışsal yaşlanma 
Dışsal faktörlerle oluyor. Güneşin zararlı UV ışınları, alkol ve sigara alışkanlığı, gürültü, hava kirliliği, yanlış kozmetik kullanımı buna neden oluyor. Bu nedenle güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyucu ürünlerin kullanılması, cilde uymayan kozmetik ürünlerin kullanılmaması, alkol ve sigara tüketilmemesi gerekiyor. Tüm bunlara ilaveten, cildi zararlı etkilerden koruyan dermo kozmetik ürünlerle cilde takviye yapılıyor. 

ANTIAGING KREMLERİNE 30’LARDA BAŞLAYIN 

Kadınların yaşlanmayı geciktirmek, daha genç, güzel, sağlıklı ve doğal görünümlü bir cilde sahip olmaları için, 30’lu yaşlarından itibaren ciltlerine uygun antiaging ürünleri kullanmaları gerekiyor. Cildi gençleştiren ürün grupları hakkında: 

* A vitamini içeren kremler 
Bu kremlerin cildi gençleştirici etkiye sahip olduğu bilimsel olarak da kanıtlandı. A vitamini, ciltteki kolajen salgısını artırıyor, derinin gerginliğini sağlıyor. Soyucu özelliği var, bu sayede yıpranmış cildin altından taze bir derinin gelmesini sağlıyor. Cildimizdeki düzensiz pigmentasyonu (renk artışı) azaltıyor. Güneş lekelerinin hafiflemesine yardımcı oluyor. Ancak burada ürünün içeriğine dikkat edilmesi gerekiyor. Bu kremleri hekimlerin reçetelemesi, ürün içeriklerinin doğru oranda, uygun konsantrasyonda ve doğru ciltte kullanılması önem taşıyor. 

* Alfa Hidroksi Asitleri AHA (meyve asitleri) 
Meyve asidi içeren antiaging ürünlerinin de cilde yararları bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bu ürünler cildin rengini açıyor. Meyve asitleri hyarulonik asit salgılanmasını artırıyor. Su tutucu özelliğe sahip olan hyaluronik asit cilde nem kazandırıyor. Piyasada da çok fazla meyve asiti içeren krem bulunsa da, bu etkiyi yapacak oranda bulunması önem taşıyor. Güçlü antiaging etki elde edebilmek isteniyorsa A vitamini içeren ürünle birlikte meyve asidi içeren ürün beraber kullanılabilir. İki ürünün birlikte yaratabileceği tahriş konusunda dikkatli olunması gerekiyor. 

SİGARA İÇENLERE C VİTAMİNLİ KREM 

* Antioksidan ürünler 
Antioksidan ürünlerin birkaç çeşidi bulunuyor. Ancak içlerinde en tanınmışı C vitaminli antioksidan kremler. C vitaminli kremler, güneşten kaynaklanan yaşlanmalarda öneriliyor. Çok sigara içenlerin C vitaminli krem kullanması büyük önem taşıyor. Sigara vücuttaki C vitamininin idrarla atılmasına neden olduğundan, kandaki C vitamini azalıyor. Dışardan verilen krem de vücudun sigara ile kaybettiği vitaminin geri verilmesini sağlıyor. Uygun konsantrasyonda harici kullanılan C vitamininin, C vitamini içeren tabletlere göre deriyi ultraviyole hasarına karış çok daha iyi korduğu ispatlanmıştır. 

* E vitaminli kremler 
Güçlü bir antioksidan olup, nemlendirici, güneşin zararlı etkilerinden deriyi koruyucu özelliği vardır. 

* Alfa lipoik asit 
Çok güçlü bir antioksidandır. Serbest radikallerin deriye zarar vermesini durdurur, foto yaşlanmayı geciktirir. 

BİTKİ BÜYÜME HORMONU GENÇLEŞTİRİYOR 

* Bitkisel kökenli kremler 
Sıkça kullanılan ‘dermokozmetik’ kavramı, istenilen kozmetik etkiyi fizyolojik reaksiyonlar sonrasında sağlayan kozmetik ürünleri tarif ediyor. Bitkisel kökenli kremlerden ikisi özellikle üzerinde çok fazla çalışılan bitkisel kökenli dermokozmetik grubuna giriyor. 

* Kinetin bitki büyüme hormonu içeren kremler,
Ciltteki kolajenin artmasını sağlayarak derinin gergin olmasına yardımcı oluyor. Düzensiz renk artışının ve ince çizgilerin azalmasını sağlıyor. Çok hassas ciltlerde bile kullanılabiliyor. Üzüm çekirdeği ekstresi içeren kremler de cildin daha genç ve canlı görünmesini sağlıyor. Cilde zarar veren serbest radikalleri önlüyor. 

* Peptit içeren kremler 
Bunlar aminoasitlerin bir araya gelmesinden oluşuyor. Sinirden kasa uyarının gitmesini durduruyor. Kas kasılamadığı için kırışıklık da olmuyor. Peptit içeren kremler de iki kaş arası kırışıklıklar, kaz ayakları, göz çevresi ve alında öneriliyor. Ancak bu kremler kırışıklıkların azaltılmasında etkili olsa da, botoksun etkisini göstermiyor. Kaslar derinin en alt tabakalarında yer alıyor. Dıştan sürülen ürünün en alta kasa kadar gitmesi biraz zor. Botokstan korkanlara önerilebilir. 

http://www.dermokozmetika.com/index.php?s=57-43|&Kid=9&prcid=&Sr=&Gr=

Facebook Yorumları
Blog Kategorileri

T-Soft® e-ticaret sistemleriyle hazırlanmıştır.